|
PALERMO-PATRİCİO
İspanyolca ve İtalyanca kelimeler kulağa neden bu kadar hoş
geliyor. Palermo, Patricio, Bueno... Palermo’daki Patrici,
Romina ile tanışıklığımda olduğu gibi, İstanbul- Barcelona-
Buenos Aires rotasıyla oluşmuştur. Yıllarca Barcelona’da şef
aşçılık yapan Patricio artık vatana dönmenin zamanıdır der
ve Palermo’ya yerleşir. Uzun boylu, at kuyruğu saçları ve
hafif göbeğiyle sevimli bir adam Patricio. Nicaragua Caddesi
üzerinde yer alan restoranı Azulay ise, yeri göğü mavi
renklere boyalı, altın yaldızların dekorasyonu şıklaştırdığı
bir mekan. Palermo, şehir içinde şehir gibi… Kendi içinde
pek çok küçük bölgeye ayrılan, karmaşık ama eğlenceli bir
yer. Sokaklarda kayboluna kadar yürüyor, sonunda da
kayboluyorsunuz. Bir müzik dükkanına giriyorsunuz, bir
kitapçıya, ardından bir design otele, sonra bir takı
dükkanına, sonra oraya buraya…
Şehrin geneline hakim o eskilik ve yoksulluk ruhu Palermo’da
şıklığa ve zenginliğe dönüşür hızla. Palermo Chico,
Palermo’yu temsil edebilir, zengin bir yaşam sunar. Palermo
Viejo ise daha butik bir yerdir ve gösterişli mağazalarıyla
dikkat çeker. Sokaklardan çıkıp Cavia Caddesi’ne oradan Tres
de Febrero Parkı’na bağlanırsınız. Parkın kuzeyinde ünlü
Argentino Hipodromu yer alır. Kısacası pek çok zenginlik bir
aradadır Palermo’da. Palermo’nun arka sokaklarında yer alan
Evita Müzesi de görülmeye değer yapılar arasındadır.
  
  
   |
|